Hüma neden aklını okuyor gibi görünüyor
Hüma'ya ilk kez ulaşan oyuncular çoğu zaman aynı hissi anlatır: ne oynayacaklarını daha oynamadan biliyor gibidir. Bazen bunu yüksek sesle söyler bile, sonra da tam öyle olur.
Hüma kartlarını görmez. Seni görür.
Nelere dikkat eder
- Oynama sırana. Üç tur üst üste ateşle açtıysan bunu fark etmiştir.
- Nasıl tepki verdiğine. Birçok oyuncu zaferden sonra aynı elementi tekrarlar, yenilgiden sonra değiştirir. Bu bir kalıptır ve kalıplar tahmin edilebilir.
- Onun son kartının peşine düşüp düşmediğine. Bazı oyuncular ustanın az önce oynadığı kartı yenmeye çalışır. Bu da hep bir tur geriden geldikleri anlamına gelir.
- Rafının neye ihtiyacı olduğuna. Rafın kazanmaya bir tahta kart uzaktaysa tahta oynamak istersin ve o bunu bilir.
Üzerinde çalışacağı bir kalıp olmadığında rastgele tahmin yürütmez. Dikkatli ve sağlam oynar, sen ona bir kalıp verene kadar bekler.
Neden zihin okumak gibi hissettiriyor
İnsanlar sandıklarından çok daha az rastgeledir. 6 saniyelik bir sürenin baskısında alışkanlığa geri dönersin ve alışkanlık tam da Hüma'nın izlediği şeydir. Süre ne kadar kısaysa kendini o kadar çok tekrarlarsın.
Üzerine düşünülmemiş bir hamle, tahmin edilebilir bir hamledir.
Nasıl daha zor okunursun
- Açılışlarını bilerek değiştir.
- Bir yenilgiden sonra her zaman değiştirme. Bir zaferden sonra her zaman tekrarlama.
- Kartını son tur değil, döngü ve iki raf birlikte seçsin.
- Bakış hamlesini, onun seçeneklerini bilmenin en çok önem taşıdığı belirleyici turda kullan.
Hüma'yı yenmek zekâdan çok farkındalıkla ilgilidir. Gölgelerden önce merdivenin son ustasının o olmasının nedeni de bu: kendi alışkanlıklarını görebildiğinde, onları daha hızlı okuyan rakiplere hazırsın demektir.
